
tevekkuL Dinisitem.com Super Yönetici

Mesaj Sayısı: 525
Katılım Tarihi: 16.05.10
Konum: Yönetici Alınacaktır
|
1. «Adem (A.s.), bir batında doğan oğlunu, diğer batında doğan kızıyla evlendirirdi. Oğullarından Habil, diğer oğlu Kabil'in bacısıyla evlenmek istedi. Kabil, Habilden büyüktü. Kabil'in bacısı daha güzeldi. Kabil, o kızı kardeşi Habile vermektense kendine alıkoymak istedi. Adem (A.s.), Kabil'e, bacısını Habil'e vermesini emrettiyse de Kabil, bu emri yerine getirmedi. Adem (A.s.), Kabil ile Habil'in birer kurban takdim etmelerini emretti ve hacc için Mekke'ye gitti. Göklerin muhafazası görevini oğullarına vermek istedi, hiç biri kabullenmedi. Dağlarla yerler de bu görevi üstlenmekten kaçındılar. Yalnız Kabil, bu görevi kabullendi.
Adem (A.s.) hacca giderken, Kabil ile Habil, kurbanlarını takdim ettiler. Habil, davar sahibi olduğu için semiz bir koyunu kurban etti. Kabil ise, ekinin kötüsünden bir demeti kurban olarak takdim etti. Gökten bir ateş inerek Habil'in kurbanını yedi, Kabilinkini yerinde bıraktı. Kabil buna öfkelenip, Habil'e: "Bacımı nikahlayamassın diye seni öldüreceğim." dedi. Habil de: "Hz. ancak,Allahdan korkanların takdimini kabul eder." dedi. Abdullah b. Amr dediki: "Hz. allaha yemin olsun ki öldürülen, diğerinden daha güçlüydü. Ama utandığından ötürü kardeşine el kaldırmadı.
2. Ebu Cafer el-Bakır, bu olaydan bahsederken şöyle demiştir:İki kardeş kurbanlarını takdim ederken, Habil'in kurbanı kabul edilip de Kabil'in ki reddedilirken Adem (A.s.), ikisinin yanında bulunuyordu. Kabil, Adem (A.s.)ma dedi ki: "Habil'in kurbanının kabul, edilmesi senden dolayıdır. Çünkü sen onun için dua ettin, benim için etmedin." Böyle dedikten sonra Kabil'e yaklaşarak hesaplaşmak için başka bir yerde buluşmayı teklif etti ve randevulaştılar.
3. Bir gece Habil, davar otlatmak için çıktığı çölden gelmedi, gecikmişti. Adem (a.s.), kardeşine bakması için Kabil'i gönderdi. Kabil gidip Habil'i gördü. Ona: "Senin kurbanın kabul edilir, benimki kabul edilmez öyle mi?" diye sorunca Habil; "Hz. allah, ancak sakınanların takdimesini kabul eder." diye cevap verdi. Buna öfkelenen Kabil, yanındaki bir demirle ona vurdu ve öldürdü. Denilir ki: Uyumakta olan Habil'in kafası¬na bir kaya parçası fırlatarak başını ezdi, Denilir ki: Boğazını şiddetlice sıkarak boğdu; canavar gibi dişiyle paralayıp öldürdü. Ne şekilde öldürdüğünü en iyi bilen Hz. allah'tır. .
4. Kabil'in öldürmekle tehdid ettiği Habil demişti ki: «Beni öldürmek üzere elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için sana elimi uzatmam. Çünkü ben, âlemlerin rabbi olan
Hz. allah'tan korkarım.
Böyle demesi, Habil'in güzel huylu olduğuna ve Hz. allah'tan korktuğuna delâlet eder. Kardeşinin yaptığı kötülüğe misliyle karşılık vermekten uzak durmuştur. Buharî ve Müslim'in sahihlerinde de yer alan bir hadiste Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:«İki Müslüman, kılıçlarıyla birlikte birbirlerinin karşısına çıkarlarsa, ölen de öldürende ateşdedir.
kuranda habil ve kabil ile dört ayeti kerime;
1)Onlara Âdem'in iki oğluyla ilgili haberi hakkıyle oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul edilmeyen, ötekine):" Seni öldüreceğim" demişti. Diğeri ise şöyle demişti: "Allah, yalnız kendisinden korkanlardan kabul eder".
2) - "Allah'a yemin ederim ki, sen beni öldürmek için bana el uzatsan da, ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim, ben âlemlerin Rabb'i olan Allah'tan korkarım.
3) - "Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın! Zalimlerin cezası budur".
4)- Bunun üzerine kurbanı kabul edilmeyenin nefsi kendisini, kardeşini öldürmeye teşvik etti ve onu öldürdü. Böylece zarara uğrayanlardan oldu. |